Bahsedeceğimiz husus Ölümsüzlük ve Diriliş adı verilen iki farklı öğretiye dayanır. Bu öğretiler ise sözde Hristiyanlıkla ilişkilendirilen köle dinleri ve onun zıt kutbu Drakonyan — veya Drakula — sapkınlıklar içinde mevcuttur. Her ikisi de, kanda hayat veren belirli bir güç ile güneş ışınlarında yıkıcı unsurlar olduğunu kabul eder.
Ugaritlilerin irfanından Therion’ın Majisi’ne dek bu tekniklerin birçoğu ayrıntılı biçimde ele alınmıştır. Sistemlerin ve hazırlıklarının bazı hayati yönlerini gözden kaçıranlar olsa da, bu ritler uygulanabilir, gerçek ve sınanmış ritlerdir.
Şu bir kez ve kesin olarak belirtilmelidir: Kızıl Tentür kandır; bunun en iyisi, bir kadının âdet dönemindeki kanıdır. Ak Tentür ise erkek menisidir. Her ikisi de tüketilmelidir: ayrı ayrı tüketildiklerinde en zayıf hâllerindedirler, fakat yine de büyük majikal etkinliğe sahiptirler; Gnostik Katolik Ayin’in daha derin anlamında olduğu gibi karıştırılarak; yahut en iyisi, karıştırıldıktan sonra aşk-gücünün bütün asli bileşenleri hazır bulunsun diye ritüel olarak Güneş’e takdis edilerek.
Kimileri hikâyelerdeki vampirler veya Afrika’nın kuşkusuz yaşamsal güce sahip Massai savaşçıları gibi canlı varlıkların kanını içerler. Lakin bu uygulamaların açık sınırlamaları vardır; bunların en çarpıcısı iradenin özel kullanım biçimidir. Massai savaşçısı güçlenir, vampir karanlık varlığını sürdürür; ama genel olarak, Thelemik eğilimli Vril kültü gibi bazı özel durumlar dışında, bu teknik ölümsüzlüğe götürmez.
Bütün bunların yanı sıra bedenin ölümsüzlüğünde bazı sakıncalar vardır. Bilinen tekniklerin gösterdiği kısıtlamalar bir yana, aracın doğal yaşlanmaya yatkınlığı ve sonunda bütün cezbedici duyumların son damlası da tüketildiğinde geriye tadılacak tek taze deneyim olarak ölümün kalmasıyla doğan bıkkınlık bunlar arasındadır.
Elbette Mithraizm ve Hristiyanlık gibi belirli sembolik gelenekler de vardır; buralarda şarap veya su gibi başka bir madde kullanılır. Yahut sembolik etin — genellikle fallik — yenildiği kültlerde bazı halüsinojenik bitki veya mantarlarda bunun yakınlığı kullanılır. Fakat bunlar bir “Tanrı”nın kanı ve menisini sembolik olarak yutmanın temsilleri olsalar da, bu eylemlerde iradenin yoğunlaşması, şiddeti ölçüsünde, ikinci sınıflandırmaya daha uygun düşen türden bir ölümsüzlük sağlar: fiziksel diriliş umudu bulunsa da, gerçekte ruhun sürekliliği vaadinden fazlasını sunmaz; bu süreklilik “grup ruhu” gibi sınıflar içinde bile olsa.
Osiris, İsa ve Mitraik türdeki kültlerin yanı sıra bu durum Atalar Kültlerinde de kendini gösterir.
15/9/1984 e.v.
Frater C.C.D. / O.T.O.A.
Türkçe çeviri: İsmail Akgöz, Temmuz 2023. Eksik satırlar İngilizce özgün metinle karşılaştırılarak tamamlandı.